20 Ekim 2010 Çarşamba

Çeşme (Temmuz 1998)

Yaz tatilinizi İzmir’in banliyösü olmuş bir kıyı ilçesinde geçirmek birçoklarınca anlamsız bulunsa da görüş ve bakış açınızı birazcık değiştirince benim yaşadığım büyük keyfi sizlerin de anlayacağını umuyor ve güzel Çeşme için bir paragraflık tanım ve öneriler yapmakta ısrar ediyorum.  İlk görüşte hiçbir şey yok diyebilecekken zaman itibariyle aklınızdakiler canlandıkça güzellikleri fark edebiliyorsunuz.


Şanslı İzmir’lilerin ve aklını iyi kullanan
farklı yerlilerin mekan tuttuğu herşeyiyle her isteğe cevap verecek çok güzel bir EGE yerleşimi burası... dantel kıyıların oluşturduğu havuz görünümlü koyları, burnunuzun dibindeki SAKIZ Adası, durmak bilmez rüzgarı, olağanüstü gün batımlarıyla iliğinizi kemiğinizi dinlendirebileceğiniz sakin, huzurlu biryer... 10 km uzaktaki Alaçatı eski rum evleri, bozulmamış arnavut kaldırımlı dar sokakları, tam orta yerindeki meydanda az ötedeki fırından aldığınız ev yapımı tadındaki kurabiyelerin eşiliğinde çayınızı içebileceğiniz serin çay bahçesiyle anılarınızdaki yerini hemen alıyor....

Doğal bir oluşum halindeki marinası ve saf zeytinyağına ekmeğinizi batıracağınız balık lokantalarında rakınızı içmeden asla dönmeyeceğiniz DALYAN Köy, Mavi Su, Aya Yorgi Koyları, Boyalık tarafının ipek gibi kumsalı, güzel Ilıca, Eşek Adası, deniz üzerinde çiçekleri andıran rüzgar sörflerinin görüntüsü... hepsi mükemmel sözün kısası muhteşem Ege işte








Hiç yorum yok: